Ne hale gelmişiz seninleBüyüdük ve eskidikKimse böyle olacağını söylememiştiVur hadi her yer yıkılsınHesap mı boş verSormamİstersen sen ver cezamıSavaş boyaların da hazırOyalanmam Sevmedim diyebilirimYa da...
geri gönderme Kendisinden utanıyorKılıcı kırık bir şovalye karşındaAtını da öldürmüşler bir savaştaÜzerine basarak yükseldiğin cesetlerOnun eseriSoru sorma onlar hakkındaKorkar...Gidelim mi diye sor meselaBelki en iyisi böyledirCevap...
Onarıp kanatlarımıSüzüldüm de yenidenYokluğuna alıştım daSeni diledim günlerden Akan o yaşları yağmur saydım silmedimSen beni unuttun diye ben kimim bilemedimOyun sanıp yıktığın duvarlarımla çökerkenBir pes edip...
Kusabilir miyim sırça saraylarına?Biliyorsun Beylik sözlerin zamanı çoktan geçti Ve ben artık gün aşırı şiirler yazamıyorum Cümlelerim artık yersiz yüzüne karşı Kışlar süpürüyor yine isli sokaklarımı Ben yine yok yere...
Işıldayan gözlere tül perde bu günderin nefes alıp vermek güçzil sesleri arasında kulaklarımı tıkadım bu defave ıslak başımı gömdüm yalnız yastığadolunaya haykırış zamanıkesik nefesimleişkence oldu dalga...
Film şeritleri yandıKaranlık odalarda... Her gece yokluğundaKüçük kırmızı balığı boğuyorumCam fanus, renkli bilyelerKarışıp gidiyor kırmızı ceset Pis suyun yüzeyinde beliriyor nihayet Üç parmağımla işliyorum her gece bu...
yine giyindim bak bayramlık sevinçlerimirafına saklayııp el altından kaldırdım yalan sevgileriçıkardım çekmecelerden hayali oyuncaklarımıbir cesaret tozlarını alıp, onardım kopuk kopuk hatıraları hep böyle soğuk bayramlar yaşadım...
AğlamadınKaynar sular dökülürken bileBaşından aşağıyaAdımlarımızla titreyen köprü tahtaSarhoş değilim desem yalan olurSenin de pek ayık olduğun söylenemez aslında Bunları yazarken Sarhoşum biliyorumSeni sevdiğimi ben de zatenAncak...
Bir fahişenin günlüğüneYazdım adımıYer yer karalandımYer yer silindimYer yer başka isimler yazıldı üzerime Günah dolu çarşaflarındaGöz yaşı aradım aptallıklaKirli gecelerini anlattı banaBeni de alıp kirletmek...
Sağ sol, sağ sol Sallanıyor... Mavi-beyaz kareli beşik Bir demir gıcırtısı Ve söylediğin ninni Hayatımın ilk aşkı... O zamanlar küçükmüş elleri... Neşter kavramadan önce Beni bırakmadan önce öylece... Oysa ben şahittim Ne çok...
Üstümü ört önce Yokluğunun acısıyla kıvranan bu beden Üşümesin Hayalin tek misafirim oldu odamda Ürkütme Bari o gitmesin... Yıkılsın istiyorum başıma apartmanlar Canımı acıtsınlar Kırılsın tüm camlar Kapı pencere kalmasın İstemiyorum sensizliği Gücüm yok...
Son bahar nezlesinin kırıklığındaGüneşli köhne bir vagondaKapalı camların kenarında bir koltuktaSiyahlar içerisinde rastladım onaGündelik ölümler çiziyorduKatran beyazı kağıtlaraÇirkin yüzünde ifadesizlik vardıİntihar vardı bakışlarındaCılız bedeninde kimsesizlik...
Bir şeride bürünüp rüyaları seçtimParlak otoban lambaları altındaMevsimleri, köprüleri, hayatları geçtimYalnızlığımın kuytu sorumsuzluklarıyla Sen o geceki halinle Onca zamana inat hem deuyuyorsun sanki yanımdaHer gece benimleKokun...
Dönüyor duvarlar maviyeSiyah bir eşofman üzerimdeTavanda bezgin kırık avizeDudakların öptükçe deliniyor tenimKanlarım sızıyor mor yastık yüzüneAciz iki beden, kadavradan çirkinceSıralıyor zavallı sevgi gösterileriniGece ucuyor sessizceSen...
Açılıyor cehennemin kapılarıÇek artık elleriniSöylenenlere nasıl da katıldım şimdiKöyütüm ben...Dokunulmazlığımdan bile taviz verdimAvuçlarımdan günahlar akıtarakBu yollarda izler kazıdımİncinmiş şairlerinÇığlıksal dizeleriEy Tanrı!Lambalarını söndürdüğün evimŞimdi yanık kokuyorBir...